Hekimlerin çeyreği kadar özlük hakkına sahip görülmediğimiz bu sistemde; onların kurumsal arkası doluyken Sağlık Bakanı'na bile fütursuzca laf söyleyebildiği bir ortamda bizler hem yarısı kadar maaşa mahkûm ediliyor hem de irademiz hipotek altına alınarak harita üzerinde bir piyon gibi oradan oraya sürüklenirken, hakkımızı savunacak tek bir yetkilinin dahi arkamızda durmayışını pişkinlikle izleyen vizyonsuzluğuna ve bu haksızlığa göz yuman yargı düşmanlığına yazıklar olsun
Cevap
Öncelikle yargı mensubu düşmanı değilim ve işini hakkıyla yapan hakim ve savcıların hepimiz için büyük bir güvence olduğunu düşünenlerdenim. Adalet mülkün temelidir düsturunun sağlayıcıları hakim ve savcılarıdır. Hiçbir hakim ve savcının iradesi ipotek altına alınamaz. Eğer buna müsaade edenler varsa kendilerini kontrol etmelidir. Her mesleğin kendine özgü sorunları ve sorumlulukları vardır. Bu nedenle zaman zaman hakim ve savcıların eleştirilmesi de doğal karşılanmalıdır. Bunun yanında öncelikle kullanılan dilin yanlış ve üslubun doğru olmadığını belirtmek isterim. Yargı mensuplarının kamudaki en saygın kamu görevlilerinden birisi olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Kaldı ki bunlar kararlarını Türk Milleti adına vermekte olup böyle bir kamu görevlisi de yoktur. Her şeyden önce adalet bunlar eliyle tecelli etmektedir. Birçok yazımda yargı mensuplarının sıkıntılarını belirttim. Ayrıca, Adalet Bakanı ve diğer ilgililerin hakim ve savcıların haklarını savunmadığını iddia etmek de doğru değildir. Sayın Bakan sistem içerisinden gelen birisi olarak yargı mensuplarının haklarını her fırsatta iyileştirmek için gayret etmektedir. Sonuç olarak belirtmiş olduğunuz hususların sıkıntılı ve doğru olmadığını düşünüyorum.