Hikaye bu ya ne anlatırsan ve ne yakıştırırsan gidiyor. Sosyal medyada bir hikaye görünce kamu yönetiminde birçok örneğine rastlamak mümkündür diye ben de paylaşmak istedim.
Nasrettin Hoca bir vakit eşeğini hava alsın diye, zar zor dama çıkarmış.
Bir müddet sonra “Yeter artık inme vakti” diye eşeği aşağıya indirmek istese de bir türlü başarılı olamamış.
Eşek bu. Eşek inadı diye de malum bir söz dahi vardır.
Neyse Hoca çareyi “Ne halin varsa gör" diyerek eşeği damda bırakıp inmiş.
Ağzı var dili yok hayvanın. Oynama alanı bulan eşek, bir müddet keyfince zıplamış durmuş damda. Bir de açlık ve susuzluk eklenince iyice tepinme artmış.
Öyle zıplamış ki dam delinip aşağı düşüp beli kırılan eşek ölmüş.
Âkıbeti ibretle izleyen Hocamız hemen dersi çıkarmış tabi :
- "Demek ki eşeğin mertebesini yükseltirsen, hem bulunduğu yere zarar veriyor hem de kendine..! "
Haşa kimseye böyle demek istemiyoruz. Tamamen hikaye. Rahmetli Mevlana da hayvan metaforunu sıklıkla kullanır.
Demek ki hak etmediği halde aklına bile gelmeyecek kadar yüksek makamlara gelenlerin akibeti böyle oluyormuş. Niçin ben de yükselmedim diye hayıflananların hocanın bu hikayesini evirip çevirip okumasını öneririm. Çıkmak neyse de bir de nasıl ineceğini dahi bilmeden tepe taklak baş aşağı düşüp boynunu yada belini kırmak da var.