Bir kesim ısrarla kademeli emeklilik talebinde bulunuyor. Kademeli emeklilik talebinin nasıl bir mali yük getireceği ise umurlarında değil. EYT çıktıysa bu da çıksın diyorlar.
Basına yansıdığı kadarıyla bunların üst düzeyde muhatap alındığı anlaşılıyor.
EYT ile ülke kaynaklarının nasıl heba olduğu ortada iken bu kesimin ciddiye alınarak önerdikleri sistemin kabulünün nelere yol açacağının bilinmesi gerekiyor.
Dünya, emeklilik yaş haddinin artışını tartışırken 43 yaşında emeklilik önermek ve bunun kabul edilmesini beklemek akla ziyan bir durumdur. Bu kesim dünyada 43 yaşında emekliliği kabul eden örnekleri ise açıklamıyorlar.
Bir tarafta ülke nüfus artış hızı azalırken ve yaşlı nüfus oranı artarken genç yaşta emekliliğe kapı aralanması kabulü mümkün olmayan bir durumdur. Bu durum ise Sosyal Güvenlik Sistemi için en büyük tehlikedir.
Bir kesim ise popülizm adına bu konuyu ısrarla gündeme getirmektedir. Muhalefet partileri ise önüne arkasına bakmadan popülist bir şekilde bu kademeli emekliliği savunuyor.
Kademeli emeklilik sistemini savunanların önerisine bakıldığında önerinin hiçbir hesap kitaba dayanmadığı anlaşılmaktadır. Öneriye göre;
09.09.1999 – 2000 arası sigorta başlangıcı olanlardan;
Kadın: 43 yaş / 6.400 prim
Erkek: 45 yaş / 6.400 prim
2001 sigorta girişi olanlar ne zaman emekli olacak?
Kadın: 44 yaş / 6.475 prim
Erkek: 46 yaş / 6.475 prim
ödeyenlerin emekli edilmesi önerilmektedir.
Böyle bir önerinin hayata geçmesinin ülkeye ve gelecek nesillere nasıl bir mali yük ve kötülük getireceği ise görülmek istenmiyor. Bu tür talep sahipleri üst düzeyde muhatap alındıkça ve EYT'nin ülkeye getirdiği mali ve sosyal yük kamuoyuna açıklanmadıkça bu konunun ciddiyeti anlaşılmayacaktır.