Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar

Bir yazı işleri müdürünün gözünden hakim ve savcılık

Daha önce bir zabıt katibinin gözünden hakim ve savcılığın zorluklarını açıklamıştık. Şimdi de bir yazı işleri müdürünün kaleminden hakim ve savcılığı göreceğiz.

Hayırlı sabahlar diliyorum.

X hesabınızdaki bir zabıt katibinin gözünden hakim ve savcılık paylaşımınızı okudum. 

Öncelikle kendimde adliyede zabıt katipliği yapmış ve şimdi de yazı işleri müdürü olarak görev yapan birisi olarak bu görüşlere çok şaşırdığımı ifade etmek isterim.

Hakim ve Savcılarınızın durumu öyle bir anlatılmış ki yazıyı bir iki defa tekrar okudum yanlış anlamış olabilir miyim diye.

Şimdi de ben size objektif bir tablo çizmeye çalışacağım.

İstanbul özelinde Hakim ve Savcılarımızın %80 lojmanlarda oturmaktadır, takdir edersiniz ki gerçek kira bedelleri karşısında ödedikleri lojman kira bedelinin lafı bile olmaz.

Lojmanlardan adliyelere ücretsiz servisleri vardır koruma aracı eşliğinde adliyeye gidip gelirler. - ki öylede olmalıdır-

Hakimlerimizin ve Savcılarımızın %90 ı izinlerini adli tatilde 20 Temmuz ila 1 Eylül arasına kesintisiz kullanırlar ki bu 40 güne karşılık gelir. Buna ilave olarak 10 günde mazeret izinleri vardır bu haklarını da mutlaka yıl içinde tüketirler.

İspark'lardan dahi ücretsiz yararlandırılmaktadırlar.

Kamu hastanelerinde öncelikle muayene hakları vardır.

Özel hastanelerle Hakim ve Savcılar için ciddi oranlarda indirim anlaşmaları bulunmaktadır.

Antalya’da önceliklerinin bulunduğu tatil tesisleri vardır.

Maaş konusunda ise yeni göreve başlamış hakim ve savcı yardımcısı maaşları 110 Bin TL'dir. Kıdemli ve İstanbul'da görev alan sicile sahip hakim ve savcılarımızın maaşı 200 bin liranın üzerindedir. Allah daha çok versin haklarıdır fazlasını da hakediyorlar.

Zabıt katibi arkadaşımız nasıl bir değerlendirme yaptı bilemiyorum ama bugün zabıt katibinin maaşı 70 Bin TL'dir. Kira öder, lojmanı yoktur, ücretsiz servisi yoktur, kamusal hayatta herhangi bir önceliği yoktur. Duruşmada azar işitir, avukata dert anlatır, vatandaşın öfkesini göğüsler. Mobbinge maruz kalır.

Bütün bunları yazmamın sebebi hakim ve savcılarımıza haksızlık etmek değildir. Elbette insan hayatına dokunan kararları veren meslek grubu olarak geçim telaşları olmamalı, gelecek kaygıları  olmamalı, berrak bir zihinle işlerini yapmalıdırlar. 

Sadece bir zabıt katibinin kendi meslek grubuna ilişkin derdinin  olmayıp böyle bir yazı yazmasına kayıtsız kalamadım.

Saygılarımla