Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar

Dertli bir kamu mühendisinin kaleminden dökülenler

Milli Savunma Bakanlığı İstanbul Tersanesi Komutanlığında makine mühendisi olarak çalışan bir takipçimizin kaleminden dökülenleri paylaşacağız.

Ahmet Bey, Selamun Aleyküm, nasılsınız iyi misiniz?

Ben MSB İstanbul Tersanesi Komutanlığında Makine mühendisi olarak çalışmaktayım. Burada 657 sayılı Kanuna tabi bir devlet memuruyum. Burada TCG İstanbul, TCG Koçhisar, geçenlerde Romanya’ya satışını yaptığımız TCG Akhisar, Pakistan’a yapılan PNS KHAİBAR ve BABUR gibi önemli savunma sanayi projelerinde proje mühendisi olarak yer aldım.

Şimdi bu projelerde devlet mühendislerinin katkısı çok fazla burada görülmez gerçekten. Genelde devlet destekli önemli firmalarımızın adı geçer ama burada sahadaki gemi inşanın en başından sonuna kadar kamu isçilerimizle beraber bu projelerde hem sorumluluk alarak, hem bu işin sistem mekanik montajını, sistemlerin testleri, planlaması, yönetimi, iş termini gibi ve gemi içinde havuzda kızakta zaman mevhumu gözetmeksizin çalışıyoruz ama ismimiz yok. Buradaki alan bizim alanımız, Devletin yeri, biz hariç tüm firmalar dışarıdan gelir kendine ait sisteme bakıp gider proje sonunda ama biz sistem fark etmeksizin işin içinde yer alıyoruz. İşin aslına gelecek olursak Ahmet Bey, 657 tabi olduğumuz için; 

-Kamu işçisi tediye ikramiye alır ama biz alamayız, başka kurumlarda saha tazminatı alır bizde tersaneyi saha statüsünden çıkardıkları için saha tazminatı alamıyoruz,

-Vakıf firmaları ve MSB ye bağlı çalışan bakanlığımıza bağlı ASFAT firmasındaki mühendisler gemi suya indiğinde, proje bitiminde prim alırlar, bunun haricinde 3 ayda bir maaş kadar prim alırlar ve başka haklarda var ama biz alamıyoruz, 

-Biz de işçi-mühendislik kadrosu da yok daha önce bu kadrodan yararlananlar bu kadro ile işe başlayanlar çok daha iyi maaşlarda ve emeklilikte iyi bir geçim sağladılar,

-Biz kamuda gerçekten birçok insanın belki 30 yılda veremediği Devletimize katkıyı, katma değeri bizler birkaç yılda yaptık çok şükür bu konuda içimiz müreffeh o desteği verdik vermeye devam edeceğiz inşallah. Ama işin ucu rızık konusuna değince işin rengi değişiyor ki haliyle herkes bir taraftan rızkı için çalışıyor. 

-İnanır mısınız aldığımız tayin bedeli günlük çıkan yemeğin çok altında kalıyor ve çoğu zaman kendimiz üstüne ekliyoruz ya da genelde evden bir şeyler getirip bu yoğunlukta yemek yiyoruz, 

-İşçilere yazlık kışlık iş pantolonu, ayakkabısı, tişörtü, montu, yağmurluğu verilir biz 657 de kaldığımız için bunu bile temin etmekte zorlanıyoruz ki hiç alamıyoruz ve kendimiz iş elbisesi ayarlamaya çalışıyoruz,

-MSB Savunma Sanayi tazminatı adı altında bir tazminata ihtiyaç vardır ki bu projelerde yer alan tüm devlet memurlarını kapsayacak şekilde oluşturulmalıdır,

-Önemli projelerde yer alanlara 657 olduğun için 4/1 olman gerekiyor ki o da yılda bir defa cüzi bir ödeme yapılır. 4/1 olman için belli yıllar geçmesi gerekiyor. Bu maddenin genişletilip doğrudan Savunma Sanayi vb. gibi projede yer alan her memur için sözleşmeli ya da kadrolu fark etmeksizin  3 ayda bir verilmesini ve en azından bir maaş kadar ödenmesi çalışan motivasyonunu, beklentisini buradaki devlet kamusal hafızasının ilerlemesi için daha çok etkili olacaktır, ki birçok arkadaşımız aldığı maaşı ve yapılan işlere karşılık hem maddi hem manevî olarak değersiz hissetiği için istifa etti, bunun manevî boyutu da gerçekten önemli onca işe karşılık hiçbir saygınlık hiçbir karşılık görememek yapılan tüm emeğin ve kamusal hafızayı da beraberinde götürüyor, 

-TSK tazminatı vardır ama memurlar hariç diğer tüm askeri personel bunu alabiliyor fakat bizde askeri personel diye geçiyoruz,

-Şuan mesela gündemde olan TF2000 gemisi bizim tersanemizde ve biz sahadayız canla başla projeyi yetiştirmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde MUGEM projemizin bir kısmı da bizim sorumluluğumuzda ama başka kurumsal firmalarda olduğu gibi hiçbir ek ödeme almıyoruz ya da üzerine başka bir ikramiye, herkes devlet kapısını merdiven gibi kullanıp firmalara giderse devletin kamusal hafızası ne olacak Ahmet Bey.

Burada bir de Subayı tayin olur 3-5 yıl sonra gider yine mühendisi kalır teknik personeli memuru kalır ama kalan da bu şartlarda durmak istemiyor, bir yere kadar dayanabiliyor,

-Biz 657’ye sıkışıp kalmışız, eskiden dengi mesleklere yakın bir maaş varken şimdi bir sağlık teknikleri bile nöbetlerle bizi çok rahat geçebiliyor,

-Bize acil bir şekilde Mühendislik Meslek Kanunu yapılmalı ya da işçi mühendis kadrosuna 657’den o statüye geçişin önü açılmalıdır, 

-Bu kanunda mühendisler arasındaki derece kademeye göre maaş farkı daha keskin olmalı yıllara göre tecrübe arttıkça, rütbeler gibi yıllar artıkça ve yıllar arasında 3 yıl sonunda 4. derece uzman mühendis  3. derece uzman mühendis, 2. derce uzman mühendis ve 1. derece uzman mühendis gibi statüler verilebilir, sonrasında yardımcı başmühendisler, ve başmühendisler olaraktan aralarında maaş farkı olan bir yöntem getirilebilir, tecrübe ve deneyim ödüllendirilmeli, derece kademeye etki ettirilmeli,

-Bizler bu kadar büyük işlerde olmamıza rağmen mesaiye kaldığımızda 657’ye tâbi olarak alıyoruz ki o rakamın ne kadar komik olduğunu biliyoruz bunu genelde bir gün izin olarak kullanmayı tercih ediyoruz,

Gerçekten askeriyede sivil olarak sıkışıp kalmışız ve işçi bile kendisi için büyük haklara sahipken biz hem 657’de sıkışıp hem de böyle önemli bir yerde canla başla var olmaya çalışıyoruz,

Velhasılı Ahmet Bey sizi takip ediyorum söyleyecek çok söz var desteğiniz için teşekkür ederim, sizlere gerçek anlamda sorunlarımızı dökmek istedim. Daha da söyleyecek çok şey var. Biliyorum bu işler kolay hallolmayacak ama genelde Türkiye’mizin geleceği için kamu mühendislerine sahip çıkılması gerekiyor, özelde özellikle bu kurumdaki mühendis memur sınıfı personele sahip çıkılması gerekiyor,

saygılarımla.