Uzunca bir süredir işçi ve memur sendikalarında şeffaflığa ihtiyaç olduğunu anlatıp duruyorum.
Üyeler sendikaları hakkında çok fazla bilgiye sahip değiller isteseler de bu bilgilere ulaşmaları mümkün değildir. Üyeler sadece aidat vermek zorunda olan ama hiçbir bilgiye erişemeyen bireyler haline gelmiştir. Aidatlar kaynakta kesildiği için memur ve işçilerin ben aidat ödemiyorum deme gibi bir seçenekleri de bulunmuyor.
Yıllardır faaliyet raporu yayınlamalılar ve burada da her türlü bilgiye yer verilmesi gerekir diyoruz ancak kayda değer bir adım atılmamıştır.
Anlaşıldığı kadarıyla sendikaların kendiliklerinden bu yönde adım atmayacakları anlaşılmıştır.
Denetim mekanizması ise hak getire. Sendikanın ücretini ödediği yeminli mali müşavirlerin hazırladıkları raporların zülfü yâre dokunmasını beklemek çok gerçekçi değildir. Böyle bir ihtimal olması halinde sendikaca sözleşmenin feshedileceğini herkes bilir.
Memur sendikalarının denetimiyle ilgili olarak 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun İdarî ve malî denetim başlıklı 27 nci maddesinde; “Sendika şubesi, sendika ve konfederasyonların yönetim ve işleyişleri ile gelir ve giderleri ve bunlarla ilgili her türlü işlemlerin kanunlar ve ilgili diğer mevzuat ile tüzük ve genel kurul kararlarına uygun olup olmadığı hususlarındaki idari ve mali denetim, denetleme kurulları ya da denetçiler tarafından yapılır. Denetimin esasları hakkında Sendikalar Kanununun 47 nci Maddesine göre çıkarılan tüzük hükümleri uygulanır.
Sendikalar ve konfederasyonların yıllık hesapları 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanuna göre denetim yetkisi almış meslek mensupları tarafından denetlenerek, bağımsız denetim raporu hazırlanır. Bu raporlar genel kurula sunulur.
Sendika ve konfederasyonlar her hesap ya da bütçe dönemine ait bilanço ve hesaplarıyla çalışma ve denetleme raporlarını ait oldukları dönemi izleyen üç ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına; sendikalar ayrıca bağlı bulundukları konfederasyona gönderirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Memur sendikalarının denetimi bu maddeye göre yapılmaktadır. Kanunda denetim yetkisi almış meslek mensupları tarafından denetleme yapılacağı ve bağımsız denetim raporu hazırlanacağı belirtiliyor. Sendikaya bağımlı denetçinin bağımsız rapor hazırlaması ise gerçeklerle örtüşmüyor. Kaldı ki hazırlanan raporlar üyelerin erişimine de açılmıyor.
İşçi sendikalarının denetimiyle ilgili olarak ise 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun Kuruluşların denetimi ve şeffaflık başlıklı 29 uncu maddesinde; “Kuruluşların denetimi, kanun ve kuruluşun tüzük hükümlerine göre denetleme kurulları tarafından yapılır. Denetimde, yönetim ve işleyişin, gelir, gider ve bilançoların ve bunlarla ilgili işlemlerin kanun, tüzük ve genel kurul kararlarına uygunluğu incelenir.
Kuruluşların gelir ve giderlerine ilişkin mali denetimleri, en geç iki yılda bir 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre denetim yetkisine sahip yeminli mali müşavirlerce yapılır. Bu denetimin yapılmış olması, denetleme kurulunun yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Kuruluşlar; faaliyet, dış denetim ve denetleme kurulu raporları ile genel kurul kararlarını uygun vasıtalarla derhâl yayınlar.
Kuruluşların ve şubelerin kurucu ve yöneticileri, kendileri, eşleri ve velayetleri altında bulunan çocuklarına ait mal bildirimlerini 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre vermek zorundadır.
İç ve dış denetim esasları, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükme göre de işçi ve işveren sendikalarının denetimi yapılmaktadır.
Memur sendikaları için yeminli mali müşavir denetimi açıkça belirtilmemesine rağmen işçi ve işveren sendikaları için yeminli mali müşavir zorunlu hale getirilmiştir.
İşçi sendikaları da hangi yeminli mali müşavirle çalışacağına kendileri karar verecekleri için burada da etkin bir denetimin olması oldukça zordur.
Elbette hiç kimseyi zan altında bırakmak gibi bir niyetimiz yoktur. Zira elimizde somut bir veri yoktur. Bizim niyetimiz tamamen testi kırılmadan önlem alınmasına yöneliktir. Sendikaların üyelerinden topladığı aidatların büyüklüğü düşünüldüğünde kapsamlı bir denetimin ve öncesinde de şeffaflığın olması gerekiyor.
Bize göre Sayıştay Başkanlığı tarafından sendikaların denetlenmesi ve hazırlanan raporların ve bulguların da kamuoyuna duyurulması en sağlıklı yöntemdir.
