Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar

Tarım Bakanlığında sessiz sedasız hayata geçen sıfır maliyetli bir projenin hikayesi

Tarım ve Orman Bakanlığında(Tarım ve Köyişleri Bakanlığı) danışman olarak görev yaptığım dönemde hayata geçirdiğim bir projenin hikayesini anlatacağım.

Yıl 2003. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda bakan danışman olarak görev yapmaya başladım. Dönemin Bakanı sayın Prof. Dr. Sami Güçlüydü.

Danışman olarak küçük bir odada yanımda birkaç evrak memuru birlikte kalıyorduk. Devlet Personel Uzmanı olduğum için görev alanım Bakanlığın personel konularında danışmanlık yapmaktı.

Bunun yanında durduk yere kendime başka bir iş edindim. Kendi köyümdeki atıl bir sulama göletinin köye fayda sağlayacak hale getirilmesi için bir proje hazırlamaya karar verdim. Niyetim göletlerin köy halkına balıkçılık ve benzeri konularda katkı sağlamasıydı.

Bu süreçte su ürünleri konusunda uzman arayışına başladım. Şube Müdürü olarak görev yapan Erkan Gözgözoğlu isminde bir şube müdürünün bu konuda yetkin olduğunu söylediler. Bunun üzerine sayın Erkan Gözgözoğlu’nu projeyi görüşmek üzere odama davet ettim. Kendisine konuyu özetledim ve projenin içeriğini ve amacını anlattım. Bu konuda bana bir bilgi notu hazırlamasını talep ettim. Kısa süre sonra Erkan bey hazırladığı güzel bir bilgi notu ile geldi.

Bilgi notunda Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne (bu Genel Müdürlük sonra kapatıldı) ait göletlerin balıkçılık faaliyetleri için yasak olduğu yazıyordu. Doğrusu anlaşılabilir bir durum değildi. Yöre halkına katkı sağlayacak bir gölet niçin balıkçılık için yasak hale getirilir diye düşündüm ve anlamakta zorlandım.

Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Göletler Daire Başkanı ile konu hakkında bir görüşme yaptım. Kendisine göletlerde balıkçılık yapmanın yasak olup olmadığını sordum. Balıkçılık yapmak yasak cevabını alınca şaşkınlığım iyice arttı. Göletlerde balıkçılık yapmanın yasak olmasının sebebini sordum. Bu konuda genel müdür imzalı bir yasaklama genelgesi olduğunu söyledi. Genelge yanılmıyorsam 1993 tarihliydi.

Göletlerde balıkçılığı yasaklayan genelgenin amacı ise yöre halkının suya ihtiyacı olacağı gibi balık üreticisinin de suya ihtiyacı olacağı ve suyun azalması halinde sıkıntı yaşayacağından çatışma çıkma riskine karşı tedbir almaktı.

Doğrusu böyle bir ihtimal için göletlerin atıl kalması ve yöre halkının bundan mahrum edilmesi oldukça saçma geldi.

Bunun üzerine tekrar Şube Müdürü Erkan Gözgözoğlu ile görüştüm ve birlikte kapsamlı bir proje hazırladık.

Amacımız atıl göletlerin yöre halkına katı sağlaması için ticari amaçla faaliyete geçirilmesi ve kiralanması idi. Bu projenin hayata geçirilmesi halinde sağlayacağı katkılar, oluşturacağı katma değer, köy halkının refah seviyesine etkisi, devlete sağlayacağı kira geliri gibi bir çok hususu içinde barındıran proje yaklaşık 3.000 kişiye de kamuya hiçbir maliyeti olmadan istihdam sağlayacaktı. Diğer yan katkıları ise hesaba dahi katılmamıştı.

Projeyi olgunlaştırdıktan sonra dönemin Bakanı Prof. Dr. sayın Sami Güçlü’nün Özel Kalem Müdürü Mehmet beye Bakan beye iletilmek üzere verdim.

Sayın Bakan hazırladığım projeyi çok beğenmiş ve doğrusu heyecanlanmıştı. Çünkü bütçeye hiçbir yük getirmediği gibi Hazineye de çok büyük katkısı olacaktı. Nihayetinde ödeneksiz bir proje hazırlamak kolay iş değildi. Aslında benim yaptığım üzerinde oturulan hazinenin üzerindeki taşı kaldırmaktı.

Sonuçta milyonlarca TL tutarında devlete kira geliri sağlanması ile yaklaşık 3.000 kişiye özel sektörde istihdam sağlanacak bir proje yapılmıştı.

Sayın Bakan heyecanla Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürü rahmetli Hüseyin Velioğlu’nun konu hakkında kendisine hemen sunum yapması için talimatının iletilmesini istedi.

Durumu Genel Müdür rahmetli Hüseyin Velioğlu’na anlattım ve sayın Bakanın sunum istediğini ve sunumun da kendisi tarafından yapılması gerektiğini belirttim. Rahmetli Genel Müdür ofladı pufladı, konuyu ve nasıl sunum yapacağını bilmediğini belirtti ama emir sayın Bakandan geldiği için çaresizce tamam dedi.

Rahmetliye rahat olması gerektiğini ve sunumu hazırlayacağımızı belirtsem de kızgınlığı her halinden belliydi. Zaten Şube Müdürünü de onun izni dışında projede çalıştırdığım için zaman zaman bana sitem ediyordu.

Sunumu Şube Müdürü Erkan Gözgözoğlu ile birlikte hazırlayıp rahmetli Genel Müdür Hüseyin Velioğlu’na verdim. Hazırlığını yaptı.

Sayın Bakanın, benim ve diğer ilgililerin olduğu ortamda rahmetli Hüseyin Velioğlu projenin sunumunu yaptı. Ekrandan okusa da sayın Bakan Prof. Dr. Sami Güçlü, projeyi çok beğendi ve projenin mimarının kim olduğunu sordu. İttifak halinde bana ait olduğunu söylediler. Sayın Bakan çok memnun kaldı ve bana teşekkür etti. Bu şekilde proje ilerlemeye başladı.

İlerleyen süreçte Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden Daire Başkanı Hasan Özlü ile görüştüm ve DSİ’ye ait uygun göletlerden bazılarını da projeye dahil ettik. Böylece irili ufaklı yaklaşık 1.000 gölet için çalışma başladı ve kısa sürede protokol ve projenin tanıtımı aşamasına gelindi.

Projenin kamuoyuna tanıtımı için Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı sayın Celal Semiz ile görüştüm. Konu uzmanı bir arkadaş ile kısa sürede tanıtım filmini hazırlamıştık. Sürecin hiçbir aşamasında hizmet satın alınmamıştı.

Projenin tanıtımı ve protokol süreci DSİ’nin toplantı salonunda yapıldı. Toplantı günü sayın Bakan Sami Güçlü bir konuşmayla projeyi tanıttı. Konuşmasında benim ismimi vermeden dedi ki bu proje bir Devlet Personel Uzmanına ait. Işık saçan, düşünen ve dertlenen bir insanın neler yapabildiğine ilişkin güzel bir örnektir diye beni övdü. Böyle bir toplantıda sayın Bakanın bana övgü dolu sözler sarfetmesi büyük bir erdemdi. Sayın Bakan iş odaklı ve emeğe son derece saygılı bir insandı. Sayın Bakandan idareci olarak birlikte çalıştığım sonraki süreçte çok şey öğrendiğimi söylemem gerekiyor.

Sonra imza törenine geçildi.

Törende dönemin Tarım ve Köyişleri Bakanı sayın Sami Güçlü, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı sayın Hilmi Güler, dönemin Devlet Su İşleri Genel Müdürü Veysel Eroğlu, dönemin Köy Hizmetleri Genel Müdürü Ali Altuntaş (onun yerine vekaleten Hacı Duluklu katıldı) ve dönemin Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel müdürü rahmetli Hüseyin Velioğlu vardı.

Tanıtım yapıldı, imzalar atıldı ve proje hayata geçirildi. Halen bu proje devam ediyor, devlet kira geliri elde ediyor ve vatandaş bu göletlerden balıkçılık vb. amaçlar için faydalanıyor. Binlerce insan proje nedeniyle istihdam edildi. Alınan vergi vb. yan çıktılar ise işin başka bir boyutu.

Halen uygulanmakta olan bir projenin hikayesi bu.

Bu vesile ile dönemin Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürü Hüseyin Velioğlu’nu da rahmetle analım.