Bugün çıkıp 350 sendikayı mücadeleyi zayıflatan, dağınıklık oluşturan bir yapı olarak göstermek kolay. Peki, hiç düşündünüz mü: Bu sendikalar neden kuruldu?
Çünkü memur kendisini büyük yapıların içinde yalnız hissetti. Çünkü derdini anlatacak, sesini duyuracak, zor gününde yanında duracak birilerini aradı.
Bazen bir sendikanın yaptığı en büyük iş, bir kazanım elde etmekten önce bir insanın hayatına dokunmaktır.
Doğum gününü kutlayacak kimsesi olmayan bir memurun doğum gününü pasta alıp kutlamaktır.
Hastalığında, cenazesinde, sıkıntısında yanında olmaktır.
Kendini yalnız hisseden bir kamu çalışanına “Yalnız değilsin, biz varız!” diyebilmektir.
Bunlar küçük işler mi? Bir insanın yalnızlığına merhem olmak, kendisini değerli hissetmesini sağlamak önemsiz mi?
Peki, gelelim asıl soruya:
Büyük sendika denilen yapılar hangi büyük kazanımları elde etti de diğer sendikalar bu başarıların önünde engel oldu?
Memurun alım gücü mü korundu?
Özlük hakları mı eksiksiz iyileştirildi?
Mobbing mi sona erdi?
Adalet çalışanlarının sorunları mı çözüldü?