Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar

Gözaltına alınan Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’dan ilginç itiraflar

Gözaltına alınan Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’nın sorgulamada yaptığı açıklamalar işi farklı boyutlara götüreceğe benziyor.

Yaklaşık 900 milyar liralık fon soruşturmasında gözaltına alınan Destek Holding’in patronu Altunç Kumova’dan ilginç itiraflar gelmeye başladı.

Sorgusunda, “Halka arz olduğunda 15 milyar TL olan şirketinizin değeri 1,3 trilyon TL’ye ulaşmış. Bunda bir anormallik yok mu?” sorusuna Kumova şu cevabı verdi: Şirket sahibi olarak bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum. Anormallik sezdim ama müdahale edemezdim." demiş.

Savcı sorguda Kumova’ya; “46 TL’den yaklaşık 15 milyar TL piyasa değeri olan şirketinin 1,3 trilyon TL’ye ulaşmasında bir anormallik yok mu?” diye sormuş. Kumova ise; “Evet, bahsetmiş olduğunuz rakam anormal bir rakamdır. Fakat şirket sahibi olarak bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum” savunmasını yapmış.

Yine Kumova, hisse değeri ve satışlarıyla ilgilenmediğini, şirketin ticari faaliyetlerine odaklandığını iddia ederek yükselişe ilişkin herhangi bir sorgulama yapmadığını öne sürmüş. SPK’nın süreci denetlediğini düşündüğünü ifade eden Kumova, anormal bir durum bulunması hâlinde kendilerine bildirim yapılacağı kanaatinde olduğunu anlatmış.

İfade içerisinde birçok ipucu yer almaktadır. Adam hemen suçu SPK’nın üzerine atıvermiş. Açıkça sürecin denetlediğini ve anormal bir durum bulunması hâlinde kendilerine bildirim yapılacağını belirtmiş. İşin normali de bu olsa gerektir. Yani bu işin sorumlusu olan kurumun görevini yapıp yapmadığının araştırılması isteniyor.

İşte yıllardır siyaset ile bürokrasinin ayrıldığı noktaları yazıyoruz. Bürokrat yok demesini bilmezse bu tür sorunlar çıkabiliyormuş. Şimdi ise çanak çömlek patladı.

MÜDAHALE EDEMEZMİŞ

Savcılık, Destek Faktoring hisselerinin hızla yükseldiği dönemde Tera bağlantılı fonların hisseyi yüksek çarpanlardan TEFAS’a açık fonlar üzerinden alması konusunu da Kumova’ya sormuş. Kumova şu savunmayı yapmış; “60 katlık bir artışın neticesinde TEFAS açık fonlara geçişinde bir anormallik durumu sezdim. Ancak işlemlerin borsa tahtası üzerinden gerçekleştirildiği için müdahale etme imkânı bulunmadım."

Adam son derece rasyonel davranmış. Hangi şirket sahibi şirketinin aşırı değerlenmesine olumsuz bakar ki? Burada asıl sorulması gereken soru yetkililerin bu tür olağanüstü değer kazanan şirketleri niçin masaya yatırmadığı ve önlem almadığıdır. Yoksa adam şirketim değer kaybetsin diye çaba sarf edemezdi.

Bu nedenledir ki devlet belirli makamları işgal edenleri alemi seyreyle diye o makamlara oturtmaz. Milletin hakkını hukukunu koru ve işini doğru dürüst yap diye oturtur. Yıllardır yazılarımda her zaman şeref verilmez bazen hesap da verilir diyorum. Anlaşılan şimdi hesap zamanı. Bazı kamu görevlilerinin görmedim, duymadım, haberim yoktu, ben nereden bilebilirim ki deme şansı olmayacak. Çünkü kullanılan her yetki beraberinde sorumluluk da getirir. Yetki ve sorumluluk, gör, duy ve gereğini yap diye verilir.

Bakalım kimler bu işin altında kalacak? Merakla bekliyorum. Doğruları yapmak için sağa sola bakanların işi çok kolay değil. Çünkü ortada mağdur olan ve ceplerine ateş düşen çok büyük bir kesim var.