Bu nedenle liyakat, yalnızca bir personel politikası meselesi değildir. Hukuk devletinin, tarafsız kamu yönetiminin ve güçlü devlet kapasitesinin temel şartlarından biridir.
Ancak liyakat ilkesinin kanunlarda yazılı olması tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, liyakat sisteminin siyasi, kişisel ve idari müdahalelere karşı nasıl korunacağıdır.
Amerika'nın Tecrübesi: Patronajdan Liyakate
ABD'nin 19. yüzyıldaki spoils system uygulaması, kamu görevlerinin siyasi bağlılık ve kişisel ilişkiler üzerinden dağıtılmasının ne tür sorunlar doğurabileceğini gösteren önemli bir örnektir.
1883 tarihli Pendleton Civil Service Reform Act ile federal kamu hizmetinde liyakat ve rekabet esaslı sistemin temelleri atıldı. Böylece kamu görevi, siyasi iktidara yakınlığın bir ödülü olmaktan çıkarılarak profesyonel bir kamu hizmetine dönüştürülmeye başlandı.
Bugün ABD'de liyakat ilkelerinin korunmasına yönelik kurumsal mekanizmaların bulunması da önemli bir noktaya işaret etmektedir:
Liyakat sistemi yalnızca kurulmaz; ayrıca korunur.
Çünkü liyakat yalnızca işe girişte değil; terfi, yönetici ataması, görev değişikliği, kariyer ilerlemesi ve görevden alma süreçlerinin tamamında korunmalıdır.
Aksi halde “işini en iyi yapan kişi” yerine “doğru kişilerle ilişkisi olan kişi” önem kazanmaya başlar.
Siyasi İktidar Değişir, Devletin Hafızası Değişmemelidir
Demokratik sistemde seçilmiş hükümetlerin kendi politikalarını uygulayacak siyasi kadroları belirlemesi doğaldır. Ancak bunun sınırı vardır.
Siyasi iktidarın değişmesi, devletin bütün kariyer kadrolarının değişmesi anlamına gelmemelidir.
Bakanlar ve hükümetler değişebilir; fakat devletin kurumsal hafızası her seçimde sıfırlanmamalıdır.
Memurun bağlılığı;
Kişiye değil devlete,
Partiye değil hukuka,
Çıkar ilişkilerine değil kamu yararına,
olmalıdır.
Bu nedenle kariyer ve liyakat sistemi demokrasinin alternatifi değil, demokratik yönetimin kurumsal güvencesidir.
İngiltere Örneği: Liyakatin Bağımsız Denetimi
İngiltere'deki Civil Service Commission, kamu hizmetine alımlarda liyakat, adalet ve açıklık ilkelerinin korunmasını sağlayan bağımsız bir mekanizmadır.
Temel yaklaşım basittir:
Merit + Fair + Open
Yani liyakat, adalet ve açıklık.
Bu örnek, önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır:
Liyakat kurallarını koymak kadar, bu kuralların uygulanmasını bağımsız biçimde denetlemek de önemlidir.
Türkiye İçin Öneri: Kariyer ve Liyakat Sistemini Koruma Kurulu
Türkiye'de de kamu personel sisteminin liyakat ilkesini koruyacak bağımsız bir kurumsal mekanizmaya ihtiyacı vardır.
Bu amaçla Kariyer ve Liyakat Sistemini Koruma Kurulu oluşturulabilir.
Kurulun görevi hükümetin personel politikasını yürütmek değil, kamu personel sisteminin temel ilkelerini korumak olmalıdır.
Başlıca görevleri;
Kamuya giriş ve seçme süreçlerinde liyakat ve objektiflik denetimi yapmak,
Kariyer ve üst düzey atamalarda belirlenen kriterlere uyumu izlemek,
Mülakat ve değerlendirme süreçlerini denetlemek,
Kamu görevlilerinin kariyerlerini etkileyen işlemlere ilişkin bağımsız başvuruları incelemek,
Görevden alma ve yeniden görevlendirme uygulamalarına ilişkin sistematik verileri izlemek,
Her yıl Kariyer ve Liyakat Raporu yayımlamak,
İstisnai personel uygulamalarının zamanla genel kurala dönüşmesini takip etmek,
olabilir.
Özellikle mülakatlarda yazılı sınav puanı ile sözlü değerlendirme arasındaki farkların objektif ve denetlenebilir gerekçelere dayanması sağlanmalıdır. Çünkü kamu personel sistemine duyulan güveni en hızlı zedeleyen hususlardan biri, sonucun önceden belirlendiği algısını doğuran seçim süreçleridir.
Kurul Bir Vesayet Makamı Olmamalıdır
Böyle bir kurulun amacı seçilmiş hükümetlerin yönetim yetkisini sınırlamak olmamalıdır.
Siyasi iktidar politika belirler ve siyasi sorumluluğu taşır. Bürokrasi ise bu politikaları hukuka uygun, tarafsız ve profesyonel biçimde uygular.
Kurulun görevi bu iki alan arasındaki sınırı korumak olmalıdır.
Bu nedenle kurul;
Üyeleri güvence altına alınmış görev sürelerine sahip,
Siyasi müdahalelere karşı bağımsız,
Karar ve raporları kamuya açık,
Yeterli bütçe ve personel kapasitesine sahip,
TBMM'ye düzenli olarak rapor veren,
bir yapıda tasarlanmalıdır.
Amaç yeni bir bürokratik vesayet oluşturmak değil, liyakat sistemine kurumsal güvence getirmektir.
Liyakat Kaybolursa Devletin Hafızası da Kaybolur
Kamu görevlisi yalnızca yaptığı işten ibaret değildir. Yıllar içinde kurumun hafızasını, uygulamadaki sorunları, başarılı yöntemleri ve mevzuatın sahadaki sonuçlarını öğrenir.
Bu bilgi çoğu zaman mevzuatta yazmaz; insanın hafızasında yaşar.
Bu nedenle liyakatin bozulmasının en büyük maliyeti yalnızca yanlış kişinin yanlış makama gelmesi değildir.
Asıl tehlike, doğru insanların zamanla sistemden uzaklaşmasıdır.
İnsanlar yükselmenin bilgi, deneyim ve başarıdan çok ilişkilere bağlı olduğuna inanmaya başladığında yalnızca personel sistemi değil, devlete duyulan güven de aşınır.
Sonuç ve öneriler
Türkiye'nin yalnızca liyakatli kamu görevlilerine değil, liyakatli kamu görevlisini koruyacak bir sisteme ihtiyacı vardır.
Amerika'nın patronaj sisteminden liyakat sistemine geçiş tecrübesi ve İngiltere'nin bağımsız denetim modeli farklı anayasal yapılara sahip olsa da aynı gerçeği göstermektedir:
Kamu hizmetinin profesyonelliği kendiliğinden oluşmaz; hukuk ve kurumlarla korunur.
Bu nedenle Türkiye'de bağımsız, şeffaf, hesap verebilir ve etkili bir Kariyer ve Liyakat Sistemini Koruma Kurulu kurulması ciddi biçimde tartışılmalıdır. Çünkü en tehlikeli durum, liyakatsiz bir kişinin göreve gelmesi değildir. Daha tehlikelisi, liyakatli insanların artık liyakatin önemli olmadığına inanmasıdır.
Ve artık şu soruyu sormalıyız:
Liyakat ilkesini kanunlara yazmakla yetinecek miyiz, yoksa liyakati koruyacak kurumu da kuracak mıyız?