Zaman zaman sosyal medyada sendika seçimleri ve tebrik haberlerine rastlıyoruz. Seçimlerde tekrar göreve devam edenlere bakılınca çeyrek asırdan fazla olanlara da çeyrek asra yakın olanlara da rastlarsınız. Kimse de bunda bir sorun görmez. Nasıl olsa işin ucunda seçim vardır. Bazen sendika üyeleri dahi başkanlık seçimi olduğunu basından öğrenirler.
Seçimlerde karşı liste çok nadir çıkar. Yönetimlerde genellikle çatlak da bulunmaz. Anlayacağınız listeler firesiz seçimleri kazanır.
Bazen karşı listeler çıksa da bu listeler genellikle önceki yönetimde görev yapanlar arasından çıkmaktadır. Yani mevcut delegelerin yönetime girmesi olağandışı bir şey olmadığı sürece imkansızdır. Delege olmayanların başkan olmaları ise imkansızdır.
Başkanlar hafif tehlike gördüğünde sessiz sedasız rakip olma riski olanları yönetimden uzaklaştırıyorlar. Anlayacağız sorunsuz bir yönetim olmazsa olmaz hale gelmektedir.
Nasıl oluyor da çeyrek asır süreyle sendika başkanlığı devam edebiliyor diye sorabilirsiniz. İşte başarı hikayesi de tam burada.
İşin özünde seçim varsa ve belirlenen hedeflere de ulaşılamamışsa seçim kaybetme diye bir müessese vardır. Ancak sendika seçimleri bildiğimiz seçimlere pek benzemez. Delegeleri belirleyenler ve örgütlü hareket edenler için seçim formaliteden öteye geçmez. Delege seçimleri ise çoğu zaman sendika üyelerinin dahi haberi olmadan gerçekleşir.
Bu nedenle sendika ağalıkları oluşmakta ve bir defa başkanlığa gelenler kolay kolay başkanlıktan gönderilememektedir. Özellikle de işçi sendikacılığında başkan değişikliği rejim değişikliği kadar zordur.
İyi de üyelerin hakları nasıl korunacak veya yapılan yanlışlar nasıl bertaraf edilecek diye sorabilirsiniz. Mevcut yapıda hesap verme veya hesap sorma imkansıza yakındır. Yanlışlıkla yönetim kurulu üyeleri veya başkan yardımcıları ile başkan arasında ciddi bir sorun çıkarsa o zaman yapılan yanlışlar ortaya dökülmektedir. Bunun dışında her şey güllük gülistanlıktır.
Sonuç olarak işçi veya memur ayrımı yapılmadan sendikalar için kapsamlı bir şeffaflaştırma süreci başlatılması gerekiyor. Yoksa böyle gelmiş böyle gider. Üyelerin aidatları ise birilerinin dedikodu malzemesi olmaya devam eder.
