Yıllardır yazıp duruyorum. Her yetki ve kamu gücü kamu görevlisine verilen bir emanettir ve sadece kamu yararı ve kamu hizmeti için kullanılabilir. Kamu gücünü kendi gücü zannedenler bir süre sonra adliyenin soğuk yüzüyle karşılaşıyorlar.
Bir de haramın tadı alınınca karınlar doymak bilmez ve her defasında daha yok mu diye adeta gözleri dikiz aynası gibi haram lokma avına çıkarlar. Sonuç her zaman bellidir. Belli olmayan ise sadece bu işlerin ortaya çıkma zamanıdır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, suç örgütlerine bilgi sızdırdığı ve menfaat ilişkisi içerisinde bulunduğu değerlendirilen 27'si aktif kamu görevlisi olmak üzere 50 şüpheli hakkında 12 ilde eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma kararı verildi.
Belli ki adamlar bilginin gücünün farkına varmışlar. Şeytanın dürtüklemesi ile bilgiyi paraya çevirme girişimi muhtemelen bir süre rahatlıkta vermiştir. Ancak unuttukları ise bu bilgilerin onlara emanet olduğudur. Emanete ihanet edilince geriye sadece büyük bir utanç kalıyor. Bazen bu utanç kamu görevlisinin eş ve çocuklarına da ömür boyu yük oluyor. Atalar her koyun kendi bacağından asılır deseler de hayatın gerçekleri hiçte öyle olmuyor.
Muhtemelen suça bulaşanların her birinin bir bahanesi vardır. Ancak hiçbir bahane emanete ihaneti meşru kılmıyor.
Unutulmamalıdır ki gök kubbenin altında hiçbir şey gizli kalmaz. Nitekim de gizli kalmadı.
