Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar

Mülki İdarede Altın Kural: Au

Eski bir vali dostumuzla mülki idarede altın kuralı konuştuk.

Eski bir vali dostumuzla zaman zaman ülke meselelerini konuşuruz. “Peki, konuşarak hangi soruna çözüm ürettiniz?” diye sorarsanız, haklısınız der, geçerim.

Bir gün dostum sordu:

“Mülki idarede altın kuralı bilir misin?”

Aklımdan birkaç şey geçti ama sustum.

“Nedir?” diye sordum.

Gülümsedi: “Ağırla, uğurla!”

Altının kimyadaki sembolü Au, Latince adı aurum. Mülki idarenin altın kuralı ise geleni ağırlamak, gideni uğurlamakmış!

Doğrusu, her mesleğin kendine özgü bir jargonu var. Bu da mülki idarenin inceliklerinden biri olsa gerek. Kimseyi kırma, kimseyle ters düşme, fazla öne çıkma; gününü tamamla, süren dolunca uğurla!

İnsanın başını ağrıtmadan görev yapması için fena bir formül değil. Ne var ki devlet yönetmek, kimseyi rahatsız etmeden koltukta oturma sanatı değildir.

Mülki idare amirinin görevi yalnızca protokolü yürütmek, ziyaretçileri ağırlamak ve görev süresini sorunsuz tamamlamak olamaz. Asıl mesele; sorunların üzerine gitmek, gerektiğinde risk almak, inisiyatif kullanmak ve görev yaptığı ilçeye ya da ile değer katmaktır.

Elbette her sorunu çözmek mümkün değildir. Ama hiçbir soruna el atmadan görev tamamlamak da başarı sayılamaz.

Bir vali veya kaymakam için asıl ölçü, kaç kişiyi ağırlayıp kaç kişiyi uğurladığı değil; kaç sorunu çözdüğü, kaç hayatı kolaylaştırdığı ve geride nasıl bir iz bıraktığıdır.

Ülkenin ihtiyacı, görev süresini kazasız belasız tamamlayan yöneticilerden çok, sorumluluk alan, çözüm üreten ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze alan mülki idare amirleridir.

Altın kural elbette bilinsin. Ama unutulmasın: Devletin ihtiyacı, koltuğunu koruyan değil, bulunduğu makama değer katan yöneticilerdir.

Her nesnenin bir sonu olduğu düşünüldüğünde görev süresi de biter, makam da el değiştirir. Geriye ise ya ağırlanıp uğurlanan insanlar kalır ya da bir şehre kazandırılan eserler ve çözülen sorunlar…

Asıl altın kural, geldiğin gibi gitmemek; görev yaptığın yerde fark yaratmaktır.