Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar
14 başlıkta Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin kamu personeline yansıması

14 başlıkta Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin kamu personeline yansıması

Tasarruf tedbirlerinin yer aldığı 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamu personelini ve adaylarını ilgilendiren birçok hususa yer verilmiştir.

Tasarruf tedbirlerinin yer aldığı 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamu personelini ve adaylarını ilgilendiren birçok hususa yer verilmiştir. 14 başlıkta Genelgenin kamu personeli ve adaylarını ilgilendiren hususlarını açıklamaya çalışacağız.

1- Genelgeye aykırı davranan personel cezalandırılacak

Daha önceki genelgelerde yer almayan hususlardan birisi de alınan tedbirlerin takip ve denetimi ve aksi davranışların cezalandırılacağına ilişkin düzenlemelerdir. Yeni Genelgede tedbirlerin uygulanmasının hassasiyetle takip edileceği, denetleneceği, raporlanacağı ve aykırı hareket edenler hakkında gerekli yaptırımların uygulanacağı belirtilmektedir. Tasarruf tedbirleri genelgeleri incelendiğinde ilk defa bu tür ifadelere yer verildiğini görüyoruz. Genelgelere aykırı davranışların idari ve mali denetime tabi olacağı genel bir kural olmasına rağmen genelgede açıkça bu hususların belirtilmesi işin psikolojisi açısından oldukça önemlidir.

2- Yeni lojmanlar yapılmayacak ve lojman kiraları artırılacak

Genelge ile yeni lojman, her ne adla olursa olsun memur evi, kamp, kreş, eğitim, dinlenme ve benzeri sosyal tesis ve bunlarla ilgili arsa veya arazi satın alınmayacak, kamulaştırılmayacak, yeni kiralama yapılmayacak ve yeni inşaata başlanmayacaktır. Ayrıca, savunma ve güvenlik hizmetlerinde kullanılanlar hariç mevcut lojman ve sosyal tesisler ekonomiye kazandırılacaktır. İlk defa sosyal tesislerin özelleştirileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.

Yine lojman kiraları ve sosyal tesis ücretlerinin rayiç bedeller dikkate alınarak yeniden belirleneceği belirtilmiştir. Lojman kiralarının çok düşük olduğu dikkate alındığında böyle bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu kaçınılmazdı. Daha önceki yazılarımızda da izah ettiğimiz üzere lüks lojmanlar için ödenen kira bedelleri 975 TL ile sınırlıydı. Sıradan binalarda dahi aidatların bu rakamların çok üzerinde olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Ankara’daki en düşük kira bedellerini açıklamaya gerek olmadığını düşünüyoruz.

3- Araçların kamu personeli tarafından kullanımı sağlanacak

Kamu kurum ve kuruluşlarının şoför ihtiyacı, kadrolu şoför veya hizmet alımı suretiyle taşıt edinimi sözleşmelerine dayalı olarak karşılanmak yerine öncelikle 17/3/2006 tarihli ve 2006/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Taşıtları Sürebilecek Kamu Görevlilerinin Belirlenmesine İlişkin Esas ve Usuller çerçevesinde resmi görevi ifa etmek üzere taşıta ihtiyaç duyan kamu görevlilerinin görevlendirilmesi suretiyle karşılanacaktır.

Yıllardan beri uygulamada olan bir düzenlemeye ağırlık verileceğinin belirtilmesi oldukça önemlidir. Kaldı ki önceki genelgelerde de aynı ifadeler yer almaktadır. Ehliyeti olan kamu personelinin kamu araçlarını kullanması ile ilave şoför istihdamının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

4- Hizmet araçları özel işlerde kullanılamayacak

Hizmet aracı olarak kullanılan taşıtlar, münhasıran resmi hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla aynı kurumun birimleri arasında ayrım yapmaksızın ve mümkün olduğu ölçüde güzergah birleştirmesi yapılarak kullanılacaktır.

Bu taşıtlar, özel işlerde, tatil günlerinde ve personel servis aracı olarak kullanılmayacak, hiçbir makam, birim ve şahsın kullanımına tahsis edilmeyecektir. Bu hükümler 237 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kullanılan taşıtlar hakkında da uygulanacaktır.

Kanunda, vakıf, dernek, sandık, banka, birlik, firma, şahıs ve benzeri kuruluş veya kişilere ait olup bu Kanun kapsamında bulunan kurumlar ile özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşlarınca kullanılan taşıtların giderleri için (güvenlik hizmetlerinde kullanılan taşıtlar hariç) kurum bütçelerinden hiçbir şekilde ödeme yapılamayacağı belirtilmiştir. 

Acı ama genelgede bu ifadelere yer verilmesi geçmişte hizmet araçlarının bu tür işlerde kullanıldığını anlamına gelmektedir. Daha açık ifade ile kamuya ait araçların özel işlerde kullanılması suçtur ve çok büyük yaptırımı vardır. Ancak uygulamada birkaç gariban dışında hiç kimseye bir şey olmamıştır.

5- Lüks mekanlarda eğitim ve çalıştaylara son veriliyor

Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet içi eğitim, konferans, seminer, çalıştay, sempozyum, toplantı, organizasyon ve benzeri her türlü faaliyetlerinin uzaktan erişim yöntemleriyle yapılması esastır. Söz konusu faaliyetlerin yüz yüze yapılmasının zorunluluk arz ettiği durumlarda kamu tesisleri kullanılacak, bu faaliyetler mümkün olduğunca kamu personeli tarafından yürütülecek, görev süresi ve görevli sayısı asgari seviyede tutulacaktır.

Geçmiş genelgelerde de benzer düzenlemeler yer almasına rağmen çok fazla bu hususlara dikkat edildiğini söyleyemeyiz.

6- Torba kadro atamalarına uygulanan sınırlama devam edecek

Tasarruf Tedbirlerine ilişkin 2024/7 nolu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde torba kadro uygulamasına ilişkin olarak; “14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamalar sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacak, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacaktır.” ifadelerine yer verilmiştir.

Aynı ifadeler 2021/14 nolu Genelgede de aynen yer verilmişti. Buna göre, torba kadro atamaları şefler dahil olmak üzere sadece yönetici kadrolarına yapılacak, yönetici kadroları dışındaki kadrolara torba kadro ataması yapılmayacaktır. Yapılan düzenlemenin önceki tartışmaları devam ettireceği anlaşılmaktadır. Genelgeye göre şefler yönetici kadrosunda kabul edilerek torba kadro uygulamasından yararlandırılırken kariyer uzman kadrolarının durumunun ne olacağı hala açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bize göre, 657 sayılı Kanunun 36/A-11 inci maddesinde yer alan kariyer uzmanlar yönetim hiyerarşisi içerisinde yer almaktadırlar. Kaldı ki bunların şeflerin emrinde çalıştırılması da mümkün değildir ve uygulamada da şefler bunların emrinde çalıştırılmaktadır. Aynı durum kariyer uzmanlar arasında yer almayan uzmanlar için de geçerlidir. Hatta birçok kurumun görevde yükselme yönetmeliklerinde şefle uzmanın hiyerarşik durumu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla Genelgede yer almadığı için kariyer uzmanların torba kadro uygulaması dışında tutulması doğru olmayacaktır.

Kariyer uzmanlar için bunları söylerken maalesef müfettişleri yönetim kademesinde değerlendirmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla Genelgeye göre müfettişlerin ve diğer denetim elemanlarının torba kadro uygulamasından yararlandırılması mümkün değildir.

7- Kariyer meslek mensuplarının maaşlarında 11.887 TL kayıp yaşanabilir

657 sayılı Kanunun 68/B maddesinde düzenlenen torba kadro uygulamasında amirlerin çok büyük takdir hakları vardır. Ayrıca, madde metnine bakıldığı takdirde torba kadro uygulaması kendi içerisinde sübjektif unsurlar taşımakta ve atamada idareye geniş takdir hakkı tanımaktadır. Kanuna göre, idare istemediği takdirde torba kadro uygulaması yaptırılamaz.

Kanunla idarelere verilen geniş takdir hakkının genelge ile kısıtlanmasının mümkün olup olmayacağı düşünülebilir. Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan Genelge ile idarelerin takdir haklarında kısıtlama yapılmasında herhangi bir hukuki sorun bulunmamaktadır. Yani Cumhurbaşkanı idarelerin takdir hakkı uygulamasını belirli kurallara bağlayabilir.

Uygulamada kamu kurumları torba kadro uygulamasında çok nazlı davranırken Genelge ile bu nazlı davranış biraz da muğlak hale getirilmiştir. Diğer yandan, kamu kurumlarının en kritik işlerini yapan müfettişlere yıllardan beridir uygulanan torba kadro uygulamasının kaldırılması mali olarak çok büyük mağduriyet oluşturacağı için büyük motivasyon kaybına sebep olacaktır.

Örnek üzerinde açıklamak gerekirse; A kurumunda 10 yıllık hizmeti ve 5-2 derecede bulunan bekâr bir müfettiş 666 sayılı KHK gereğince 104.164,55 TL net maaş almaktadır. Bu müfettişin 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi gereğince 1/1 inci dereceli müfettiş kadrosuna atanması halinde alacağı ücret 116.052 TL olacaktır. Aradaki fark ise yaklaşık 11.887 TL olacaktır.

Sonuç olarak, bu kadar büyük bir maaş kaybına sebep olunacağı dikkate alınarak kariyer meslek mensuplarına getirilen torba kadro kısıtlamasının kaldırılmasının yerinde olacağını düşünüyoruz. Şayet Genelge ile kariyer mesleklere torba kadro kısıtlaması getirilmediği düşünülüyorsa anlam kargaşasını ortadan kaldırmak için bir genel yazı çıkarılarak kamu kurumlarının kafa karışıklığı giderilmelidir. Kariyer meslek mensupları için torba kadro kısıtlaması getirilmek istenmesinin kamunun en nitelikli personelini küstüreceğini ve ortaya çıkan sonucun da buna değmeyeceğini hatırlatmak isteriz.

8- Yıllık ücretli izin süreleri ilgili yıl içerisinde kullanılacak

Genelgeye göre, kamu personeli zorunlu haller dışında fazla çalışma ücreti ve nöbet ücreti alacak şekilde çalıştırılmayacaktır. Kamu kurum ve kuruluşları, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma giderlerini asgari seviyede tutmak amacıyla 4857 sayılı İş Kanununda yer alan serbest zaman ve denkleştirme süresi hükümlerini öncelikle uygulayacaktır. 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin süreleri, ilgili yıl içerisinde kullanılacaktır. Ayrıca, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami 3 yıl içerisinde kullanılacaktır.

Daha önceki genelgelerde de benzer ifadelere yer verilmişti. Özellikle kamu işçileri yıllık izinlerini kullanmamakta ve emeklilikte kullanmadıkları izin sürelerinin ücretini almaktaydılar. Hatta 20 yıllık izni olup da izin parası alanlar dahi bulunmaktadır. Yeni Genelge ile işin sıkı tutulacağı anlaşılıyor.

9- Genel müdürlerin araç kullanımına sınırlama getiriliyor

Genelgeye göre, 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunanlar ile belediye başkanları ve belediyelerde genel sekreterler ve genel müdürler; ikametgâhları ile görev yerleri arasındaki sadece sabah-akşam geliş ve gidişleri için hizmet aracı olarak kurumlar mevcutlarında bulunan binek veya station wagon tipi taşıtlardan yararlanabilecektir.

Bu ifadeler daha önceki genelgelerde de yer almaktaydı. Bazı kamu kurumları kurul üyelerini toplu olarak sabah evlerinden alıp akşam evlerine bırakmaktadır. Ancak bu durum istisnai olup genel durum her genel müdüre veya kurul üyesine hizmet aracı tahsis edilmesi şeklindedir. Belki de bundan sonra kamu kurumları daha dikkatli davranarak tasarruf tedbirlerine uygun hareket ederler.

10- Yabancı menşeli araçlar kullanılamayacak

237 sayılı Kanun hükümlerinin izin verdiği hâller hariç hiçbir makama arazi binek gibi taşıtlar ile yabancı menşeli taşıt, makam aracı olarak tahsis edilmeyecektir. Önceki genelgelerde de benzer hükümler olmasına rağmen çok fazla dikkate alınmamıştı. Bu sefer işin ciddi olduğu anlaşılıyor.

11- Zorunlu haller dışında temsil harcaması kullanılamayacak

Temsil ve ağırlama ödenekleri, zorunlu haller dışında kullanılmayacaktır. Uluslararası toplantılar ile milli bayramlar hariç açılış, konferans, seminer, yıl dönümü ve benzeri kutlama ve organizasyonlar nedeniyle gezi, kokteyl, yemek ve benzeri davetler düzenlenmeyecek, hediye verilmeyecek ve diğer adlar altında ödeme yapılmayacaktır.

Ancak zorunlu hallerin neler olduğu kamu kurumlarına bırakıldığı için bu kapı sürekli olarak aralanacaktır. Ayrıca tanıtım harcamaları için düzenleme yapılmadığını görüyoruz. Bazı kurumların temsil ve tanıtım harcamalarında sınır tanımadığı bütçelerine bakıldığında açıkça görülecektir.

12- Personel servisleri kaldırılıyor ama toplu taşıt kartı verilip verilmeyeceği belli değil

Savunma ve güvenlik hizmetleri hariç; kamu kurum ve kuruluşlarınca toplu taşıma olan yerlerde personel servisi hizmeti sonlandırılacak, hizmet alımı suretiyle sağlanan personel servisi hizmeti ise sözleşme süresinin bitimine kadar devam edebilecektir.

Servislerin kaldırılmasına rağmen personele toplu taşıt kartı verilip verilmeyeceği açık değildir. Bu konuda kanuni düzenleme yapılması gerektiğini ifade etmemiz gerekiyor.

13- Emeklilik, istifa ve ölüm nedeniyle azalan personel kadar yeni alım yapılabilecek

Mevcut personelin etkin ve verimli çalışmasını sağlamak üzere gerekli tedbirler alınacak, bu personel hizmet standartlarına uygun ve dengeli bir şekilde görevlendirilecek ve atıl personel oluşmasına izin verilmeyecektir. Kanundan doğan mecburi yükümlülüklerin yerine getirilmesi hariç olmak üzere bir önceki mali yılda kadro ve pozisyon sayılarında emeklilik, istifa ve ölüm gibi nedenlerle meydana gelen azalma kadar yeni kadro ve pozisyon ihdası ya da kullanım talebinde bulunulabilecektir. Mahalli idareler bakımından bu kapsamdaki uygulamalarda, ilgili mevzuatta yer alan norm kadro ilke ve standartları ile yıllık toplam personel giderleri hakkındaki oranlar esas alınacaktır.

Genelgedeki bu düzenleme en fazla öğretmen adaylarını etkileyecektir. Millî Eğitim Bakanlığının faaliyet raporlarına göre, Millî Eğitim Bakanlığı’ndan 2012 yılında 8.800, 2013 yılında 7.877, 2014 yılında 7.975, 2015 yılında 10.988, 2016 yılında 44.144 ve 2017 yılında 19.217, 2018 yılında 8.982, 2019 yılında 15.019, 2020 yılında 15.021, 2021 yılında 15.063, 2022 yılında 5.771 ve 2023 yılında 23.670 olmak üzere emekli, istifa, göreve son, muvafakat, vefat, müstafi ve devlet memurluğundan çıkarılma yoluyla öğretmen ayrılmıştır.

Buna göre 2024 yılında en fazla 23.670 öğretmen alımı yapılabilecektir. 2021/14 nolu Genelgede de benzer ifadeler olmasına rağmen emekli vb. nedenlerle ayrılan öğretmen sayısından daha fazla öğretmen ataması yapılmıştır. Üzülerek belirtmemiz gerekiyor ki geçmiş dönemlerdeki genelgelerin çok fazla uygulandığını söyleyemeyiz.

14- Sınavsız personel alımına ilişkin düzenleme yer almıyor

Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan verilerdeki en dikkat çekici rakam 641.692 işçinin istihdam edildiği BİT’ler yani belediye iktisadi teşebbüsleridir. Bu verilere göre kamudaki işçi sayısının yarıdan fazla (% 51,84) BİT’lerde istihdam edilmektedir.

Genelge ile her ne kadar emeklilik, ölüm ve istifa nedeniyle ayrılan personel sayısı kadar personel alınacağı belirtilmiş olsa da BİT’lerde istihdam edilen kamu işçilerinin sınavsız alım yöntemine ilişkin düzenlemeye yer verilmemesi çok büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Buna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz.

Ayıca Genelge ile BİT’lere yapılan personel alımlarının kapsamda olup olmadığı da anlaşılmamaktadır. Zira mahalli idareler bakımından bu kapsamdaki uygulamalarda, ilgili mevzuatta yer alan norm kadro ilke ve standartları ile yıllık toplam personel giderleri hakkındaki oranlar esas alınacağı belirtilmektedir ki BİT’lere ilişkin bu yönde bir düzenleme yer almamaktadır.