Daha önceki yazılarımızda kamu personel sistemindeki dağınıklıktan bahsetmiştim. “Personel ve teşkilat konularında dokuz kafadan dokuz ses çıkıyor” başlıklı yazımda konuyu bütün boyutlarıyla ele alarak çözüm önerisini de sunmuştum. Ancak gelinen noktada bu dağınıklığın sorun oluşturup oluşturmadığını bilenlerin olduğundan emin olamıyoruz. Yoksa böyle bir sorunu görüp te sessiz kalmak mümkün değildir.
Bu dağınıklık ister istemez kamu personel sorunlarının muhatap bulmasında da kendini göstermektedir.
Bu bağlamda kamu mühendisleri başta olmak üzere kamu şefleri ve yardımcı hizmetler sınıfı personeli sorunlarını iletmek için muhatap bulamadıklarından dertliler. Sendikalar ise kendi alemlerinde ve gündemlerinde yaşayıp gidiyorlar. Halbuki personel sorunlarından makul olanlar ve basit düzenlemelerle çözüm üretilebilecekler çözülerek personelin nefes almaları sağlanmalıdır. Şefler de haklı olarak hemşire 3600 ek göstergeden yararlanıyorsa biz hiyerarşik olarak onlardan daha üsteyiz diye talebinde ısrar ediyor. Kaldı ki bu konuda verilen sözlerde orta yerde duruyor.
Yaşadıkları sorunlarla kıvranıp duran personel bir kenarda dururken bir kısım personelin pat diye özlük haklarında iyileştirme yapılınca ister istemez personeller arasında huzursuzluk çıkabilmektedir. Demek ki kaynak varmış serzenişleri ister istemez gündeme gelmektedir.
