657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun karşılıklı olarak yer değiştirmeyi düzenleyen 73'üncü maddesinde; “Aynı Kurumun başka başka yerlerde bulunan aynı sınıftaki memurları, karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanmalarını isteyebilirler. Bu isteğin yerine getirilmesi atamaya yetkili amirlerince uygun bulunmasına bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, becayiş aynı kurumdaki aynı sınıfta çalışan personel arasında yapılabilmektedir. Dolayısıyla üniversiteler, belediyeler veya başka kurumlar arasında becayiş mümkün değildir.
Böyle bir imkan verilmesi halinde kamu adına nasıl bir kayıp yaşanır ya da nasıl bir kazanç elde edilir? İşte temel soru budur. Bu sorunun cevabının olumlu olacağı şüphesizdir. O zaman bu kadar basit bir yol niçin kullanılmaz? İşte bu sorunun cevabını bilemiyoruz.
Üniversiteler arasındaki becayiş dahi yıllardır gündemden düşmediği halde hala sağlıklı bir çözüm üretilememiştir. Açıktan atama izinlerine ilişkin usul ve esaslarda yapılacak küçük bir düzenleme bu sorunun önünü açacaktır. Bu durumda da adına becayiş denilmemelidir.
Kamuda çalışan personelin nakil sıkıntısını giderecek en önemli iyileştirme kurumlar arası becayişe imkan verecek kanuni düzenleme yapılmasıdır. Böyle bir imkanın olması halinde taşra teşkilatı olmayıp da eş durumu vb. nedenlerle nakil yapamayan bir çok personelin sıkıntısı ortadan kalkacaktır.
Becayiş kararı atamaya yetkili amirlerin takdirinde olduğu için hiçbir sıkıntı da çıkmayacaktır ve personelin yaşamak zorunda olduğu büyük bir sıkıntı ortadan kalkacaktır.
Kurumlar arası becayişe imkan tanınması halinde bu işin Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yapılması en doğru yol olacaktır. Çünkü talepler ve eşleştirmelerin tek bir merkezden yapılması uygulamayı kolaylaştıracaktır. Önemli olan husus kriterlerin sağlam belirlenmesidir.
Ümit ederiz ki hiçbir maliyeti olmayan böyle bir düzenlemeye birisi sahip çıkar da büyük bir sorun kendiliğinden çözülür.
