Bir hakimin yolda tartıştığı kişiler hakkında gözaltı kararı verdirdiği iddia ediliyor. Elbette bu bir iddia. Eğer her tartışan hakkında gözaltı kararı veriliyorsa elbette buna diyecek bir şeyimiz olamaz. Eğer karşılıklı ağız dalaşı sonucunda gözaltı kararı verilmişse şikayetçi, savcı ve karar veren hakimin başı ağrıyacaktır.
Ancak benzer manzaralara daha önce de rastladığımız için çok da yadırgamıyor ve muhtemeldir diyoruz.
İddiaya göre ailenin gözaltına alınabilmesi için önce savcının iddianame düzenlemesi sonrasında da ilgili hakimliğin karar vermesi gerekiyor.
Yargı dayanışması da işin içine girdiğinde ibreti alem olsun diye bir aile sabaha kadar gözaltında tutulmuşsa ve bu durum da bilerek istenerek yapılmışsa ilgili hakim ve savcılar için durum hiçte iyi olmayacaktır.
Bakan Gürlek bu tür davranışlara asla müsamaha göstermiyor. Nitekim disiplin cezası alan hakim ve savcıların listesini yayınlamıştı. Benzer bir davranışı bu zamana kadar hiçbir bakandan görmemiştik.
Gözaltı kararının hangi hallerde verileceği oldukça açıktır. Yargının gücü şahsi amaçlar için asla kullanılmamalıdır. Ümit ve temenni ederim ki bu bir iddiadır ve ötesine geçmez. Yoksa çok vahim bir durumla karşı karşıyayız demektir.
Hele hele iddiada yer aldığı gibi suç uydurma söz konusu ise hakim için durum hiç de parlak değildir.
