İçeriğe geç

Ahmet Ünlü

Gazeteci & Köşe Yazarı

← Tüm yazılar

İşçinin Alın Teri, Sendika Başkanının Milyonluk Maaş İddiası!

İşçinin hakkını savunmak için kurulan sendikalarda, yöneticilerin maaşları işçilerin hayal bile edemeyeceği seviyelere çıkıyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Üstelik bu maaşlar işçilerin alın terinden kesilen aidatlarla ödeniyorsa mesele yalnızca para değil, vicdan ve sendikal ahlak meselesidir.

HAK-İŞ'e bağlı Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci'nin maaşına ilişkin basına yansıyan iddialar, sendikacılığın geldiği noktayı yeniden tartışmaya açtı.

Bir takipçim tarafından bir paylaşımımın altına yapılan yorumda Yunus Değirmenci'nin aylık net maaşının 1 milyon 58 bin TL (04/2026 Maaş+Kurban İkramiyesi), Genel Başkan Yardımcısı Bayram Altun'un maaşının ise 601 bin TL (04/2026 Maaş+Kurban İkramiyesi) olduğu görülüyor.

Yine Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kılıç'ın maaşının ise 751 bin TL (04/2026 Maaş+Kurban İkramiyesi) olduğu görülüyor. Bunu şimdilik iddia olarak görüyoruz. Ayrıca Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Çolak'ın maaşının ise 697 bin TL (04/2026 Maaş+Kurban İkramiyesi) olduğu görülüyor. Daha sonraki aylarda gelen zamlarla bu tutarların artacağı belirtiliyor.

Takipçim banka dekontlarının detaylarını da paylaşınca pek bir şüphem kalmadı. Özetle bu rakamların doğru olduğu yönünde kanaat sahibi oldum diye bilirim.

Yunus Değirmenci'nin yıllık ücret ve ikramiye toplamı ciddi bir yekün tutmaktadır. Genel Kurul böyle bir tutar takdir etmişse elbette bir şey diyemeyiz. Ancak işçilerden kesilen aidatların bu şekilde kullanılması herhalde işçileri rahatsız eder. İşçiler bu konuda ne yapabilir derse koskoca hiçbir şey deriz. Çünkü sendikal sistemde üyelerin seslerini duyurması çok kısıtlıdır.

Bir tarafta geçim mücadelesi veren işçiler, diğer tarafta milyonluk maaş iddialarıyla gündeme gelen sendika yöneticileri!

İşçinin maaşına yüzde 5 fazla zam alabilmek için işverenle pazarlık yapan sendikacı, kendi maaşını belirlerken acaba hangi ekonomik göstergeleri esas alıyor diye de sormak istiyorum.

Sendikanın bu iddialara açıklama getirmesini bekliyoruz

Haksızlık etmeyelim. Daha önce benzer iddialar gündeme gelmiş ve Özçelik-İş Sendikası, 2 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında iddia edilen maaş tutarlarını kesin bir dille reddetmişti. Yayımlanan bordronun sahte olduğunu, üzerinde değişiklikler yapıldığını belirtti ve hukuki süreç başlatıldığını duyurmuştu. Bizdeki bordrolar pek sahteye benzemiyor. Çünkü çok detay bilgiler ve maaş bordrosu yer alıyor. Kişisel veriler olduğu için açıklamamız doğru olmayacaktır.

Henüz doğrulanmamış rakamları kesinleşmiş gerçekler gibi sunmak doğru değildir. Ancak sendikanın önceki açıklamasında dikkat çekici bir eksiklik bulunuyor: İddia edilen maaşlar yalanlanırken gerçek maaş tutarları açıklanmıyor.

Öyleyse soralım:

1- Sayın Yunus Değirmenci, aylık net maaşınız ne kadar?

2- Yılda kaç maaş ikramiye alıyorsunuz?

3- Genel başkan yardımcılarının toplam yıllık kazançları ne kadar?

4- Bu ücretlerin belirlenmesinde hangi ölçütler kullanılıyor?

Sendika yöneticilerinin ücretleri kişisel merak konusu değil, üyelerin hesap sorabilmesi gereken bir yönetim meselesidir.

İşçinin aidatıyla oluşan bütçenin hesabı işçiye verilmelidir

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 11. maddesine göre sendika yöneticilerine verilecek ücret, tazminat, ödenek, yolluk ve sosyal hakları belirleme yetkisi genel kurula aittir. Çok basitçe genel kurul tutanakları açıklanırsa ödenecek ücretler netleşecektir. Rahat bir şekilde ücretler açıklanmadığına göre demek ki hicap duyulacak bir tutar söz konusudur. Yani ilgililer genel kurul ücretleri belirledi size ne kardeşim demiyor.

Aynı Kanun'un 29. maddesi ise sendikaların mali denetimini ve şeffaflık yükümlülüklerini düzenlemektedir.

Dolayısıyla sendika yöneticilerine ücret ödenmesi elbette yasaldır. Fakat bir ödemenin hukuka uygun olması, onun ölçülü, makul ve sendikal dayanışma anlayışıyla bağdaşır olduğu anlamına gelmez. İşçilerin hayal bile edemeyeceği tutarların ödenmesi hukuki olsa da ahlaki olup olmadığı tartışmalıdır.

Bir sendika başkanının maaşı, temsil ettiği işçilerin ortalama maaşının kaç katı olmalıdır? Bunun hiçbir sınırı bulunmamalı mıdır?

Sendikacılık, işçinin sırtından zenginleşme aracı değil, işçinin yanında durma sorumluluğudur.

Makam araçları ve temsil giderleri de açıklanmalı

Haberlerde sendika yöneticilerinin lüks makam araçları kullandıkları ve yüksek temsil giderlerinden yararlandıkları da ileri sürülüyor.

Sendika ise daha önceki açıklamasında temsil giderlerinin kişisel gelir değil, kurumsal faaliyetler için kullanılan harcama kalemleri olduğunu açıklıyor. Bu ayrım önemlidir. Kurumsal harcamaları doğrudan yöneticinin maaşı gibi göstermek doğru olmaz. Ancak temsil giderlerinin kurumsal nitelikte olması, bunların sınırsız veya denetimsiz kullanılabileceği anlamına da gelmez.

İşçiler kıt imkânlarla yaşam mücadelesi verirken yöneticilerin makam aracı tercihlerinde ve temsil harcamalarında gösterdiği hassasiyet, sendikal ahlakın önemli göstergelerinden biridir.

Sendikacılığa yeni bir ücret ve şeffaflık standardı getirilmeli

Bu tartışma yalnızca Yunus Değirmenci ile sınırlandırılmamalıdır. Bütün işçi ve memur sendikalarında yöneticilerin ücretlerine ilişkin daha güçlü şeffaflık ve ölçülülük kuralları oluşturulmalıdır.

Sendika başkanlarının ücretleri temsil ettikleri çalışanların ortalama ücretleriyle ilişkilendirilmeli, makul bir üst sınır belirlenmeli, ikramiyeler dâhil yıllık toplam mali haklar üyelere açıklanmalıdır.

Makam araçları ve temsil giderleri için de açık, denetlenebilir ve ölçülü kurallar getirilmelidir.

Sendikacılık bir fedakârlık ve temsil makamıdır. Sendika başkanlığı, üyelerin erişemeyeceği ayrıcalıkların toplandığı bir gelir kapısına dönüşmemelidir.

Son olarak Yunus Değirmenci'ye bir çağrımız var:

Hakkınızda ileri sürülen rakamlar gerçeği yansıtmıyorsa, sendika üyelerinin denetimine açık biçimde gerçek ücretinizi, ikramiyelerinizi ve diğer mali haklarınızı ortaya koyun. Böylece iddialar da açıklığa kavuşsun. Çünkü sendika başkanının asıl güvencesi makam aracı, yüksek maaşı veya geniş temsil bütçesi değil, üyelerinin güvenidir.

Unutulmamalıdır ki sendika, başkana refah sağlamak için değil, işçinin refahını artırmak için vardır. İşçinin maaşını artırmak için mücadele edenler, kendi maaşlarını işçiden saklamamalıdır.